22 Şubat 2009 Pazar

Gün doğmadan


Konuşacağım uyusan da
Tek bir kelime bile duymasan da
Biterken bir zamanlar
Çok sevdiğimiz bu hikaye
Dokunuyorum ellerine
Aralanmış bacaklarına
Eğilip ıslak ağzına
Ağzımı dayıyorum son kez
Soluk soluğa
Saçların darmadağın
İç çamaşırların odaya saçılmış
Dün ağladıktan sonra
Makyajın yastığına akmış
Uyandırmadan seni
Sıyırıp üstünden herşeyi
Terden ıslak vücudumu
Vücuduna dayıyorum son kez
Soluk soluğa
Artık çok üzmüyor beni
Hiç bir şey hissetmiyorum hatta
Bir kaç anı sadece onlar da
Silinir nasılsa zamanla
Bırakmıştım uzun zamandır
Ama ihtiyacım var şu anda
Bazen bir içki şişesi
Yaşam destek ünitesi
Bu kez gerçekten giderken
Gerçekten terkederken
Sana kapıyı çekerken
Uzun uzun bakıyorum son kez
Soluk soluğa

21 Şubat 2009 Cumartesi



inişlerim çıkışlarım
o kendimden kaçışlarım
gidişlerim dönüşlerim
içimdeki sır o kısır döngülerim

sancılarım
hüsranlarım
dostluklarım acılarım
sevgilerim
sabahlarım
gecelerim
paramparça oluşlarım

yalanlarım yanlışlarım
o arkamdan bakışlarım
kendime geç kalışlarım
o pusu duruşlarım

umutlarım kaygılarım
inançlarım gözyaşlarım
ben miyim bu şarkıdaki satırlarım?

17 Şubat 2009 Salı

Haydi.Kalk, yazalım..


Söz uçar yazı kalırmış. Hiç kalmasın isterdim, hep uçsun..Bir iz bırakacaksam kafada olsun, kağıtta değil.
Ama Allahın dağında bir başıma kaldım be sevgili okur.Kime konuşayım da, kime anlatayım? Ben yazayım, olur da izi kalırsa uçururum hesabımı. Hem kim n'apsın sahipsiz bir blogta yazılanları.
He bir de not düşeyim buraya. Olur da birileri takip eder, severek beğenerek okur fln da, zamanla "bu yazıların ritmi bozuldu, ahengi kaçtı" diye düşünürse bilsin ki deşifre olmuş bu çoçuk, konuşamıyor(yazamıyor işte, anlayın).